Kılıçdaroğlu’nun skandal talimatına MHP’den sert tepki: Hazırlık peşindeler!

Kılıdaroğlu'nun skandal talimatına MHP'den sert tepki: Hazırlık peşindeler!

Kemal Kılıçdaroğlu’nun önsözü ve talimatıyla yazılan Anayasa Taslağında “Türk Milleti” ve “Atatürk Milliyetçiliği” ifadeleri yer almamıştı. Mevcut anayasanın ilgili bölümleri aynen geçirilirken “Türk” adının ve “milliyetçilik” tanımının çıkarılması tepkilere neden olmuştu. 

 

 

Önceki akşam Habertürk canlı yayınına bağlanan İbrahim Kaboğlu, Prof. Dr. Ersan Şen’in sorusu üzerine yazdığı taslağı savundu, çıkarmaları anayasaya “etnik bir anlam yüklememek için” yaptığını söyledi.

Açıklamaları üzerine Kaboğlu’na bir tepki de MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın’dan geldi. Yalçın twitter hesabından yaptığı açıklamada “CHP’nin İbrahim Kabaoğlu’na hazırlattığı raporun arkasında federatif bir yapı öngören  Anayasa taslak çalışması vardır. Kabaoğlu’nun taslağında ‘Türk’ kelimesi yoktur. Türk devleti yoktur. TÜRKİYE Cumhuriyeti yoktur. Türk Milleti hiç yoktur. CHP, geride kalan ve bir daha Türkiye’nin dönmeyeceği sözde açılım ve çözüm sürecini ihya etmek için kapalı kapılar ardında hazırlık peşindedir. Bölücülerin siyasi temsilcisi olan HDP’yi destekleyerek bir bakıma PKK’yı meşrulaştırmaya çalışan adımlarına rağmen, CHP’nin nasıl olup da hala Millet menfaatinden bahsetmesi üzerinde durulması gereken bir tenakuzdur. CHP Türk milletini aldatma peşindedir. CHP’nin ve safında yer alanların ulusalcılığı da millî değil, kozmopolittir. CHP’nin siyasi portföyünde, Türk toplumunu meydana getiren birbiriyle uyumlu, kaynaşmış etnik dil ve kültürleri Türkçe ve Türk kültürüyle eşit yurttaşlık temelinde ayrıştıran Anayasa değişikliği vardır. Bu haliyle CHP hem federasyon, hem de Fetörasyon peşindedir. “ dedi. 

 

 

KAYNAK: ANKARAHAVADİS
Yedi Gündem

Abone Ol

Erdoğan’dan çok önemli Rusya açıklaması

Erdoğan'dan çok önemli Rusya açıklaması

Erdoğan: “Rusya ile şu aşamada bir çatışma ya da ciddi çelişki içerisine girmemize gerek yok. Rusya ile çok ciddi stratejik girişimlerimiz var. İdlib’deki saldırı İdlib mutabakatının açık bir ihlalidir. Rejim için tabii ki bunun sonuçları da olacaktır. Operasyonların bunlara (Esed rejimi) ciddi bir ders olduğu kanaatindeyim ama durmayacağız, aynı kararlılıkla buna devam edeceğiz.

Operasyonların bunlara (Esed rejimi) ciddi bir ders olduğu kanaatindeyim ama durmayacağız, aynı kararlılıkla buna devam edeceğiz. Askeri gözlem noktalarımız tabii ki orada hayati rol oynuyor ve yerlerinde kalacaklar. Gerekli tahkimatlar yapılıyor.”

 

 

Yedi Gündem

Abone Ol

Kılıdaroğlu’nun skandal talimatına MHP’den sert tepki: Hazırlık peşindeler!

Kılıdaroğlu'nun skandal talimatına MHP'den sert tepki: Hazırlık peşindeler!

Kemal Kılıçdaroğlu’nun önsözü ve talimatıyla yazılan Anayasa Taslağında “Türk Milleti” ve “Atatürk Milliyetçiliği” ifadeleri yer almamıştı. Mevcut anayasanın ilgili bölümleri aynen geçirilirken “Türk” adının ve “milliyetçilik” tanımının çıkarılması tepkilere neden olmuştu. 

 

 

Önceki akşam Habertürk canlı yayınına bağlanan İbrahim Kaboğlu, Prof. Dr. Ersan Şen’in sorusu üzerine yazdığı taslağı savundu, çıkarmaları anayasaya “etnik bir anlam yüklememek için” yaptığını söyledi.

Açıklamaları üzerine Kaboğlu’na bir tepki de MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın’dan geldi. Yalçın twitter hesabından yaptığı açıklamada “CHP’nin İbrahim Kabaoğlu’na hazırlattığı raporun arkasında federatif bir yapı öngören  Anayasa taslak çalışması vardır. Kabaoğlu’nun taslağında ‘Türk’ kelimesi yoktur. Türk devleti yoktur. TÜRKİYE Cumhuriyeti yoktur. Türk Milleti hiç yoktur. CHP, geride kalan ve bir daha Türkiye’nin dönmeyeceği sözde açılım ve çözüm sürecini ihya etmek için kapalı kapılar ardında hazırlık peşindedir. Bölücülerin siyasi temsilcisi olan HDP’yi destekleyerek bir bakıma PKK’yı meşrulaştırmaya çalışan adımlarına rağmen, CHP’nin nasıl olup da hala Millet menfaatinden bahsetmesi üzerinde durulması gereken bir tenakuzdur. CHP Türk milletini aldatma peşindedir. CHP’nin ve safında yer alanların ulusalcılığı da millî değil, kozmopolittir. CHP’nin siyasi portföyünde, Türk toplumunu meydana getiren birbiriyle uyumlu, kaynaşmış etnik dil ve kültürleri Türkçe ve Türk kültürüyle eşit yurttaşlık temelinde ayrıştıran Anayasa değişikliği vardır. Bu haliyle CHP hem federasyon, hem de Fetörasyon peşindedir. “ dedi. 

 

 

KAYNAK: ANKARAHAVADİS
Yedi Gündem

Abone Ol

Dikkat çeken yorum: Türkiye kolunu kırar, Rusya sadece izler

Dikkat çeken yorum: Türkiye kolunu kırar, Rusya sadece izler

Hulusi Akar, İdlib’deki saldırıda yaralanan askerleri ziyaret etti

GALERİNİN DEVAMI



<p>Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ile sınır hattındaki birliklerdeki incelemelerinin ardından Hatay Devlet Hastanesi’ne geçerek İdlib’deki saldırıda yaralanan askerleri ziyaret etti.</p>
<p>
”/> <img src= 

<p>Akar, hastane çıkışında gazetecilere açıklamalarda bulundu.</p>
<p>
”/> <img src=

Haber7 – İbrahim Can

İdlib’de Esed rejiminin askerlerimize yönelik gerçekleştirdiği ve 8 şehit verdiğimiz saldırının ardından, TSK’nın başlattığı operasyonda 50’den fazla rejim hedefi etkisiz hale getirildi, yaklaşık 40 rejim askeri öldürüldü. 

 

Rusya, “Esed rejimiyle başa çıkamadığını” iddia ederken, Ankara’dan art arda yapılan açıklamalarda diplomatik çözümün önemine vurgu yapıldı ve Astana ile Soçi mutabakatının yeniden hayata geçmesi gerektiği hatırlatıldı. 

Peki, Türkiye’nin yaptığı açıklamalara Rusya’dan nasıl karşılık gelecek? Önümüzdeki süreçte ikili ilişkiler nasıl olacak? İki ülkenin arasında anlaşmazlık yaşanması durumunda, bölge bu gelişmelerden nasıl etkilenecek? Haber7’ye konuşan uzmanlar, merak edilen soruları cevapladı.

 

“RUSYA TANSİYONU DÜŞÜRMEYİ SEÇTİ”

Emekli İstihbarat Albay – Güvenlik ve Terör Uzmanı Coşkun Başbuğ, son gelişmelerin Türkiye ile Rusya’nın ilişkisini bozmayacağını kaydetti. Rusya’nın önünde iki seçenek olduğunu vurgulayan Başbuğ, “Ya Türkiye’nin karşısında askeri dik duruş gösterecek. Kendi cephelerinden. Ya da tansiyonu düşürmek adına yapılan ve yaşananları yalanlayacak ve size zeytin dalı uzatacak. Rusya ikincisini seçti” ifadelerini kullandı. 

Rusya’dan, “Biz Türkiye ile bu sorunları masa başında çözebiliriz” açıklaması geldiğini hatırlatan Başbuğ, “Çünkü Rusya’nın başka şansı yok. Türkiye, orada kan dursun diye bu talebe olumlu cevap verdi” diye konuştu. 

“TÜRKİYE’NİN ŞAKASI YOK”

Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Temenni ediyorum Rusya Astana ve Soçi mutabakatı kapsamında üzerine düşen görevleri yerine getirir” demişti. Bu açıklamanın Rusya’ya davet olduğunun altını çizen Başbuğ şunları söyledi:

“Ben o yüzden saatler içinde Cumhurbaşkanı ile Putin arasında telefon diplomasisi başlayacağını ve sahada Türkiye’nin arzu ettiği şekilde birtakım adımların atılacağını düşünüyorum.

Aksi takdirde Türkiye’nin şakası yok. Dün rejimin 56 noktasını etkisiz hale getirirken bunu saatler içinde başardık. Bu karşı tarafa şaka yapmıyorum demekti. Rusya’nın bu kararlılığı gördükten sonra başka çaresi yok. Askeri tedbirler alındığı takdirde kaybeden Rusya olur. Rusya’nın bölgede kaybetmesini bekleyen geride Siyonist ve Amerikan kanadı var. Onlar zaten başından beri bu yakınlaşmadan rahatsız.

Rusya’nın bu saldırıdan geri adım atacağını düşünüyorum. Aksi takdirde sonuç farklı noktalara gelir.”

“RUSYA’YA STATÜ SUNDUK”

Esed rejiminin saldırısından sonra Rusya’nın “Bizimle ilgisi yok” dediğini hatırlatan Başbuğ, “Madem rejim yaptı, çekil kenara, biz rejime hesabını soralım diyerek yola çıktık” dedi. Başbuğ daha sonra şu değerlendirmelerde bulundu: 

“Her iki halükarda kaybeden Rusya olur. Diplomasiyi tercih ederse de kazanan Rusya olur. Biz dolayısıyla ona diplomasi statü sunduk Libya ve Astana gibi süreçlerde.

Putin’in Sayın Erdoğan’la birebir özel diyalogları var. Bu görüşmelerden başlayarak adım adım çözüm olacağını düşünüyorum.

Rejim üzerinde Rusya’nın hakimiyeti inanılmaz durumda. Rusya’nın onayı olmadan Esed denen katil odadan odaya geçemez.”

“SATRANÇTA SON ADIMI TÜRKİYE ATTI”

Başbuğ ayrıca, Suriye’de iki ülke arasında “satranç oyunu oynandığını” belirtti. Başbuğ’un kullandığı ifadeler şöyle:

Bu bir satranç oyunu. Adım adım ilerliyor. Biz sana bir hamle yaptık. Askeri operasyonu durdurmayı denedim. Bunun olmayacağını gördüm. Şimdi duruyorum. Eğer bu saldırıları kesmezsen rejim üzerinde baskı oluşturup, ben hemen bir sonraki hamleye geçeceğim. Ama benim istediğim şartları sağlar, rejimin saldırılarını durdurursan biz masa başında kimin karın ağrısı varsa bunları görüşmeye hazırız.

“TÜRKİYE VE RUSYA PABUÇ BIRAKMAZ”

ASİAPOL Kurucusu ve Rusya Devlet Başkanlığı Akedemisi Resmi Temsilcisi Talat Enver Çetin ise, “İdlib’in Türkiye-Rusya ilişkilerinde en kıymetli, öte yandan ABD’nin bozmak için en çok çaba harcadığı birliktelik” olduğunu kaydetti. 

Astana sürecinde Rusya’nın tüm tasarrufu Türkiye’ye bıraktığını vurgulayan Çetin, ardından iki ülke arasındaki yakınlaşmanın arttığını belirtti. ABD’nin bu birliktelikten duyduğu rahatsızlığa dikkati çeken Çetin, ABD eski Güvenlik Danışmanı John Bolton’ın Rusya’ya yaptığı ziyarette Türkiye aleyhine çalışmalar yürüttüğünü anlattı. 

Rusya ile Türkiye’yi karşı karşıya getirmek için hem Türk medyasında hem de Rus medyasında ABD destekli karalama kampanyalarının yürütüldüğünü söyleyen Çetin, “Türkiye ve Rusya bu işe pabuç bırakmaz” ifadelerini kullandı. 

“DOĞU’NUN KADERİ ONLARIN ELİNDE”

Rusya için Türkiye’nin vazgeçilmez olduğunu kaydeden Çetin, şu değerlendirmeleri yaptı: 

“Türkiye vazgeçilmezdir. En yakın zamanda Putin’le Erdoğan görüşecektir. Ve bu görüşmelerde mutlaka sağduyulu bir netice çıkacaktır. Doğu’nun kaderi Erdoğan ve Putin’in elindedir. Erdoğan’la Putin’in arası bozulduğu an Doğu’nun sigortası gitmiştir. Batı saldırılarının ardı arkası gelecektir.”

TÜRKİYE HESABINI SORAR, RUSYA SADECE BAKAR

Çetin, Esed rejiminin Türk askerini hedef alan saldırısıyla ilgili ise şunları söyledi: 

Esed canisi eskiden Türklerle karşı karşıya gelmek istemezdi fakat bu cüreti bulup Türklere el uzatmaya yeltenmiştir. Türkiye hesabını sorar. Esed’in kolunu kırar. Rusya burada sadece bakar. Rusya, Esed uğruna veya İdlib uğruna büyük Türkiye ittifakından vazgeçemez. Rusya bu durumu ölçecek kadar zekidir. Rusya ile ilişkiler kontrollü şekilde devam etme kaydıyla, bu olumsuzluğu başaran Siyonist faaliyettir.

RUSYA’NIN AMACI AKDENİZ’E İNMEK

Rusya’nın Suriye’de Esed rejimini himaye ettiğini hatırlatan Türkiye Gazetesi Yazarı İsmail Kapan, “Ama karşı tarafla da anlaşabilirmiş gibi bir pozisyon takındı hep” dedi. Moskova’nın temel hedefinin Akdeniz’e inmek olduğunu belirten Kapan, “Bunu da rejim üzerinden yerine getirdi maalesef” diye konuştu. Kapan, Rusya’nın Doğu Akdeniz, Kuzey Afrika ve son olarak Libya’yı da genişleme politikasına dahil ettiğini söyledi. 

Bu genişleme politikasını, “Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra kaybedilen yerleri yeniden elde etmek” olarak özetleyen Kapan, Ankara ile Moskova’nın zaman zaman menfaat çakışması yaşadığını belirtti. 

 

“DENGEDE TUTUYORLAR”

İki ülkenin ekonomik anlamda geniş bir ortaklığı olduğunu da hatırlatan Kapan, ekonomik-ticari ilişkiler, doğal gaz ithalatı ve S-400 anlaşmasının altını çizdi ve “Denge politikasını izliyorlar” diye konuştu. 

“GELİNEN NOKTA KRİTİK”

Son durumu “kritik” olarak değerlendiren Kapan, şu ifadeleri kullandı: 

İlişkiler zaman zaman esniyor, zaman zaman geriliyor. Şu anda gelinen nokta kritik nokta. Suriye’de Türkiye’nin sabır limitleri tükendi. Tahammül gücü kalmadı. Dolayısıyla gelinen nokta kritik. Buradan nasıl bir çözüm çıkar, bunu hemen söylemek kolay değil. Ama Rusya’nın ilişkileri dengede tutmak için gayret göstereceğini tahmin ediyorum. Belli bir noktaya kadar gelse de koparacağını düşünmüyorum.

KAYNAK: HABER7 | ÖZEL
Yedi Gündem

Abone Ol

Bakan Çavuşoğlu’ndan son dakika açıklama: Esed’e tepki, Rusya’ya çağrı

Bakan Çavuşoğlu'ndan son dakika açıklama: Esed'e tepki, Rusya'ya çağrı

Son dakika haberi: Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yeniden Asya Girişimi toplantısında konuştu. Çavuşoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

İDLİB’DE 8 ŞEHİT VERDİĞİMİZ SALDIRI

 

Son günlerde İdlib’de ciddi bir gerginlik oldu. Dün de 8 şehidimiz var. Rejimin saldırganlığı, arsızlığı artıyor.

Burada Rusya’ya önemli görevler düşüyor. Bir an önce kalıcı ateşkes ve siyasi sürece ivme kazandırmak istiyoruz. 

“ASTANA VE SOÇİ YARA ALDI”

Astana ve Soçi sürecinde Rusya bizimle beraber ortaklardan birisidir. Rejimin saldırganlığını acilen durdurmamız gerekiyor. Lavrov’a verdiğim mesaj da bu. Astana ve Soçi süreçleri tamamen ortadan kalkmadı ama yara almaya başladı.

Bizim ve Rusya’nın gözlem noktaları var. Gözlem noktalarımızın amacı ihlalleri gözetlemekti. Rejim sürekli orada teröristler var gibi bir bahaneyle İdlib’i almak için saldırıyor. 

“Rejimi kontrol edemiyoruz” bahanesini doğru bulmuyoruz.

ABD’NİN SÖZDE BARIŞ PLANI

Filistinlilerin Kudüs davasını tek başımıza olsak da destekleyeceğiz. 

Sadece İslam dünyası olarak değil, birçok Avrupa ülkesinin de açıklamaları ortada. İş birliği içinde olmamız, birlikte hareket etmemiz gerekiyor.

KORONAVİRÜS SALGINI

Hiçbir Çin vatandaşının mağdur edilmesini istemeyiz. Türkiye’deki Çin vatandaşlarının da ülkelerine güvenle dönmesi için gerekli çalışmaları yapacağız.

Çin ihtiyaç duyduğu sürece ilave tıbbi yardım malzemelerini ulaştıracağız.

KAYNAK: HABER7
Yedi Gündem

Abone Ol

Sağlık Bakanı Koca: Çin’den gelen tüm uçuşlar durduruldu

Sağlık Bakanı Koca: Çin'den gelen tüm uçuşlar durduruldu

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, korana virüsü ile ilgili bilim kurulu toplantısının ardından önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Koca açıklamasında “ Çarşamba gününden itibaren ay sonuna kadar Çin’den gelen bütün uçuşların durdurulması kararını aldık. Ay sonu itibariyle devam edip etmeyeceği konusu tekrar değerlendirilerek aldığımız kararı kamuoyuyla da paylaşmış oluruz” dedi.

Fahrettin Koca’nın açıklamalarından satırbaşları:

Öncelikle İdlib’deki yaralı askerlerimizin durumu iyi, bunu söyleyebilirim. Koronovirüsü bizde yok. Çin’den gelen uçakların ay sonuna kadar durdurulması kararını aldık. Ay sonunda bir daha toplanıp devam edip etmemesi konusunu görüşeceğiz. Çin’den gelen 61 kişinin her türlü imkanı düşünüldü. 

 

 

Yedi Gündem

Abone Ol

Saldırı sonrası harekat başlatıldı! Erdoğan son dakika açıklama yaptı: F-16’lar vuruyor

Saldırı sonrası harekat başlatıldı! Erdoğan son dakika açıklama yaptı: F-16'lar vuruyor

Son dakika haberi: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna ziyareti öncesinde açıklama yaptı. İdlib’de 4 askerimizin şehit olduğu saldırının ardından ilk açıklamasını yapan Erdoğan, bölgede harekat başlatıldığını ve 30 ila 35 civarında rejim askerinin etkisiz hale getirildiğini duyurdu.

F-16’LAR BÖLGEYİ VURUYOR

Erdoğan’ın son dakika açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

 

Saldırının cevabını misliyle verdik, vermeye devam edeceğiz. Şu an F-16’lar bölgeyi vuruyor. Saldırılarla kararlılığımızı sınayanlar hata yapıyor. Operasyonlarımızı sürdürmekte kararlıyız.

Saat 06.15 itibarıyla 46 rejim hedefine 122 fırtına, 100 havan mühimmatıyla atış yapılmıştır.

ÖLDÜRÜLEN REJİM ASKERİ SAYISI!

40’a yakın hedefe harekat devam ediyor. Karşı taraftan 30 ila 35 civarında Suriyeli rejim unsuru etkisiz hale getirilmiş vaziyette. 

Saldırı sonrası Milli Savunma Bakanımıza Ankara’da kalması talimatı verdim.

RUSYA’YA ‘ÖNÜMÜZÜ KESMEYİN’ MESAJI

Özellikle Rus yetkili makamlarına ‘muhatabımız siz değilsiniz, tamamıyla rejimdir, bizim önümüzü kesme gibi bir durum söz konusu olmasın’ mesajı verildi.  

Generallerimiz sık sık görüşmeleri yapıyorlar. Bu görüşmelere dayalı olarak da operasyonlarımızı sürdürüyoruz.

4 KAHRAMAN ASKERİMİZ ŞEHİT OLDU

Milli Savunma Bakanlığı, İdlib’de topçu atışı sonucunda 4 askerimizin şehit olduğunu, biri ağır 9 askerimizin de yaralandığını açıklamıştı. İdlib’deki saldırının ardından Esed rejimine yönelik başlatılan operasyonun görüntüleri paylaşıldı:

ABD’NİN İŞGAL PLANI

80 sayfalık bir plan. Planda İslam dünyasının İsrail’i devlet olarak tanıması var… Böyle saçmalık olur mu? Arap ülkeleriyle İsrail arasındaki ilişkinin düzelmesi için çalışılması.

Bunun cevabını da zaten her ne kadar sürpriz olsa da Arap Ligi güzel bir cevap verdi. Bu ferasetlerinin devamını dileriz. 

Netanyahu’nun Trump’la yan yana yapmış olduğu basın toplantısı gerçekten manidardır. 

New York Times’tan çok konuşulacak sözde barış planı yorumu

KAYNAK: HABER7
Yedi Gündem

Abone Ol

CHP’li Ataşehir Belediyesi’ndeki vurgun, Sayıştay raporunda! Dosya kabarık

CHP’li Ataşehir Belediyesi’ndeki vurgun, Sayıştay raporunda! Dosya kabarık

İstanbul Ataşehir ilçesinin CHP’li Belediye Başkan Battal İlgezdi’nin belediye kaynakları ile yaptığı usulsüzlükler, Sayıştay Raporu ile ortaya çıtı.

 

 

Battal İlgez’di, İmar Kanunu’na, Rüşvet ve Yolsuzluk Kanunu’na, Devlet İhale Kanunu’na aykırı hareket etme, görevi kötüye kullanma, haksız mal edinme, ihaleye fesat karıştırma fiillerinden dolayı 2017 yılında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılmış, CHP tarafından 31 Mart seçimlerinde  yeniden aday gösterilerek Ataşehir Belediye Başkanı seçilmişti.

CHP’nin yeniden seçilen şaibeli belediye başkanının belediye kaynakları ile nasıl usulsüz harcamalar yaptırdığı, belediye kaynaklarını eşe dosta nasıl peşkeş çektiğini ise Sayıştay ortaya koydu. Sayıştay Başkanlığı’nın CHP’li Ataşehir Belediyesi’ne ilişkin 161 sayfalık Denetim Raporu’nda CHP’li Battal İlgez’di döneminde gerçekleşen  usulsüzlükler tek tek sıralandı. İşte o usulsüzlükler:

 

 

 MEVZUATA AYKIRI ERGUVAN BARIŞ PARKI İHALESİ AÇIKLANAMADI

Sayıştay Raporu’nda Erguvan Barış Parkının yapılması ve 30 yıl süre ile işletilmesi işinde mevzuata aykırı uygulamaları tespit etti. Sayıştay tarafından,  Erguvan Parkı için gerçekleştirilen  ihalenin mevzuata uygun yapılmadığını, ihale usulünün hatalı yapılması ile uygun bedel tespitinin iki bilinmeyenli bir durum oluşturduğunu  belirtti. Raporda, belediye tarafından yapılan bu usulsüz ihale ilişkinde herhangi bir açıklama yapılamadığı kaydedildi.

Ayrıca Sayıştay,  park alanındaki tesis alanın , restaurant, kafeterya ve büfe faaliyetleri için 690 m2 olarak belirlendiğini  daha sonra bu alanda 3,82 katlık büyüme meydana geldiği tespitinde bulundu. Büyümelerin tamamı yüklenicinin gelir getirici alanlarında meydana geldiği, yüklenicinin tesis alanı dışında yapması gereken park alanında ise azalmalar olduğu kaydedildi. Sayıştay  söz konusu bu değişiklikler gerek yüklenicinin gerekse de istekli olabileceklerin  bedel tekliflerini etkileyecek önemli değişiklikler olduğu,  bu yüzden sadece teklif edilen bedel üzerinden hesaplanarak m2 artışları için kira bedellerinin güncellenmesi doğru bir yaklaşım olmaktan uzak olduğu değerlendirmesinde bulundu.

GECEKONDU FONU’NDAN MİLYONLARI HESABA AKTARMIŞLAR

Sayıştay, Ataşehir Belediyesi’nin, Gecekondu Fonu’ndan toplanan paraları amacı dışında kullandığı tespit etti. Raporda, 2018 yılı içerisinde Gecekondu Fonu hesabından 9 milyon 399 bin TL’nin belediyenin cari banka hesaplarına aktarıldığı, 1 milyon 516 bin 207,47 TL’nin ise Atapark Konutları aidat ödemeleri için kullanıldığının tespit edildiği belirtilerek, böylece Gecekondu Fonu’ndan toplam 10 milyon 915 bin 207,47 TL’nin amaç dışı kullanıldığı aktarıldı.

DERNEKLERE “PARKLARI İŞGAL” İZNİ

Sayıştay raporunda, idare tasarrufunda bulunan bazı parklarda herhangi bir ihale olmaksızın bazı dernekler tarafından çeşitli tesisler kurulduğu, tüm halkın kullanımına açık olması gereken park alanlarının bu dernekler tarafından işgal edildiği kaydedildi. Raporda, farklı mahallelerde park alanı içerisinde, bir meslek derneği tarafından 297 metrekarenin lokal ve lokanta olarak, bir hemşehri derneği tarafından 157 metrekarenin lokal olarak, yine bir hemşehri derneği tarafından 600 metrekanin lokal olarak işgal edildiği belirtildi.

BELEDİYEDEN  İLGİNÇ “DEĞNEKÇİ” SAVUNMASI

Belediyenin cevabı yazısında, derneğin yaptığı sokak arası otopark işletmeciliğine ilişkin herhangi bir açıklama yer almazken, belediye şirketince yapılan otopark işletmeciliğinin “değnekçi” veya “kanunsuz vale” uygulamalarının önüne geçtiğinin iddia edilmesi dikkat çekti. Sayıştay raporunda, söz konusu değerlendirmeye ilişkin, “Böyle bir kamu idaresi cevabına katılmak mümkün değildi. Zira belediye kanunsuz bir uygulamayı ortadan kaldırmak adına kendisi kanunsuz bir uygulamaya yol açarak mevzuat hükümleri dışına çıkmaktadır. Bu hususun hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayacağı da çok açıktır” denildi.

KAMUYA TERK EDİLEN YERLERİ İHALESİZ VERMİŞLER

Raporda, belediyeye ait park, yol, yeşil alan, otopark ve oyun alanı gibi tapuda kamuya terk edilen bazı yerlerin herhangi bir ihale yapılmadan spor tesisi işletmecileri ile özel eğitim kurumları tarafından işgal edildiği, bu işgalcilerin söz konusu yerlerden çıkarılmadığı, bunun yerine geçmişe dönük olarak tespit edilen ecrimisillerin kira gibi ileriye dönük de uygulanarak işgallerin devam ettirildiği belirtildi. Raporda, söz konusu yerlerin Atatürk ve Küçükbakkalköy gibi önemli mahallerde, alan olarak ise önemli büyüklükte olmasına rağmen ticari faaliyette bulunan kurumlar tarafından uzun süredir işgalli olarak kullanıldığına dikkat çekti.

SAYIŞTAY’DAN; ‘KENDİ MALI OLMA’ ŞARTI KEYFİ UYGULANAMAZ

Raporda, yol düzenlemesi, bakım ve onarım ihalesinde 12 firmadan sadece 1 tanesinin ihaleye teklif verdiği, bu nedenle tek firmanın katılımıyla ihalenin gerçekleştirildiği anlatıldı. Asfalt ve kış çalışmaları için gerekli olan araçların kendi malı olmasının istenmesinin ihaleye katılımını azalttığına dikkat çekilen raporda, bu konuda istekli 3 firma rekabetin engellendiği gerekçesiyle idareye itiraz dilekçesi verdiği ifade edildi. Raporda şöyle denildi:

“İdare tarafından aralarında doğal bağlantı olmayan, ayrı ayrı da yapılabilecek işler bir arada ihale edilmemelidir. Bu konuda idareye verilen takdir yetkisi, kamu menfaati düşünülerek kullanılmalıdır. İşin niteliği gereği zorunlu olan ya da isteklinin kendi malı olmazsa işin aksamasına neden olacak araçların dışında ‘kendi malı olma’ şartı getirilmemeli, ihalelerde rekabetin engellenmesine sebebiyet verilememelidir. Kendi malı olma şartı keyfi değil, ancak teknik zorunluluk durumlarında idarelerce kullanılmalı, aksi bir uygulama ile ihalede rekabetin engellenerek kaynakların verimli kullanılmasının önüne geçileceği, eşit muamele ve fırsat eşitliği ilkelerinin bozulacağı unutulmamalıdır.”

MADDE MADDE YAPILAN DİĞER YOLSUZLUKLAR

Sayıştay 2018 yılı Ataşehir Belediyesi Denetim Raporu’nda CHP’li Battal İlgez’di dönemi ortaya konulan usulsüzlükler ve yolsuzluklar bunlarla sınırlı kalmadı. Sayıştay Raporu’nda  yer alan Ataşehir Belediyesi ile ilgili  madde madde diğer yolsuzluklar;

Taşınmaz Kiralamalarında Eksik veya Mevzuata Aykırı İşlem Yapılması

Akaryakıt Alım İhalesinde Otomasyon Sisteminin Kurulmaması ve Taşıt Tanıma
Sisteminin Hatalı Uygulamaları Önleyecek Nitelikte Bulunmaması

Yol, Kaldırım Gibi Yerlerdeki LED Ekranların Sermayesinin Çoğunluğu Belediyeye Ait
Olan Şirkete Ayni Sermaye Olarak Devredilmesi

Taşıt Kiralamalarında Mevzuata ve Sözleşme Hükümlerine Uyulmaması

Hizmet Araçlarının Görevlendirme Yazısı Olmadan Şehir Dışına Çıkması

Mevzuata Aykırı Olarak Muhtarlıklarda İdare Personelinin Görevlendirilmesi

Elektrik Enerjisi Tedarik Eden Şirketlerden Bir Kısmının İdareye Elektrik ve Havagazı
Tüketim Vergisi Aktarımının Olmaması

Emeklilik Nedeni ile Sözleşmesi Feshedilen İşçilere İhbar Tazminatı Ödenmesi 23. Gecekondu Fonunda Toplanan Paraların Amacı Dışında Kullanılması

İdareye Ait Olan Ambalaj Atıklarının Toplanması ve Değerlendirilmesi
İmtiyazının/Hakkının Bedelsiz ve İhalesiz Olarak Devredilmesi

İndirimli Emlak Vergisi Oranından Yararlanan Kişiler Hakkında Etkin Bir Tespit ve İnceleme Mekanizmasının Bulunmaması

Kamulaştırma İşlemlerinin Tapu Müdürlüğü Nezdinde Takibinin Yapılmaması

Kanun’da Harç Konusu Yapılan Hizmetler İçin Mevzuata Aykırı Olarak Ayrıca Ücret Talep Edilmesi

Kuruma Ait Kültür Merkezinde Yer Alan Nikâh Salonunun Ücretsiz Kullandırılması

Kurumun Görev ve Sorumluluk Alanı Dışında Harcamada Bulunması

Mevzuata Aykırı Olarak Doğrudan Temin ve Pazarlık Usulü ile Araç Temin Edilmesi
Yapım İşi İhalelerinde İş Sağlığı ve Güvenliğine Dair Görevlendirmelerin Geç Yapılması veya Hiç Yapılmaması

Konaklama, Seyahat ve İaşe Kapsamında Olmayan Harcamaların Doğrudan Temin Usulü ile Yapılması

SAYIŞTAY RAPORUNU OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Yedi Gündem

Abone Ol

Anayasa Mahkemesi’nden ‘Öcalan’ kararı!

Anayasa Mahkemesi'nden 'Öcalan' kararı!

AYM, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü isteyen kampanya kapsamında, Öcalan’ın fotoğraflarının yer aldığı formları dağıtan 2 kişiye, ‘örgüt propagandası yapmak’tan verilen 10 aylık hapis cezasının ‘düşünce ve ifade özgürlüğünün ihlali’ olduğuna karar verdi.

 

“DÜŞÜNCE VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İHLAL EDİLMİŞ”

Kararı iç hukuk ve Avrupa Birliği mevzuatı kapsamında değerlendiren AYM, düşünce ve ifade özgürlüğüne ilişkin Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği kararlara atıfta bulunarak başvurucuların düşünce ve ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiğine oy birliğiyle karar verdi.

 

AYM kararında şu ifadelere yer verildi:

“İlk derece mahkemesi, başka hiçbir gerekçeye yer vermeksizin yalnızca başvurucuların üzerinde Abdullah Öcalan’ın fotoğrafı bulunan formla imza topladıklarını tespit etmiş ve söz konusu eylemin PKK silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçunu oluşturduğuna karar vermiştir. Bununla birlikte Mahkeme tarafından gerekçeli kararda söz konusu fotoğrafın formda kullanılmasının şiddete teşvik ettiği, şiddet ve tehdit yöntemlerini meşru gösterdiği veya övdüğü ve somut koşullar dikkate alındığında belirli oranda tehlikeye neden olduğu yönünde hiçbir değerlendirme yapılmadığı görülmektedir. Yukarıdaki bilgiler dikkate alındığında ilk derece mahkemesi tarafından gerekçeli kararda başvurucuların imza kampanyasında kullandıkları formda yer alan fotoğraf nedeni ile mahkûmiyetinin zorunlu toplumsal bir ihtiyaca karşılık geldiği gösterilememiştir. Bu bakımdan ilk derece mahkemesinin başvurucuların cezalandırılmasını gerekçelendirmek için sunduğu nedenler -Anayasa’nın 26. maddesi uyarınca- bu tür bir mahkûmiyeti haklı göstermek için ilgili ve yeterli değildir. Açıklanan gerekçelerle söz konusu müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir müdahale olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Buna göre Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğü ihlal edilmiştir.”

Tazminat talebini reddeden AYM, Eker ve Özbek’in yeniden yargılanması için dosyanın Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verdi.

Yedi Gündem

Abone Ol