Başkan Erdoğan açıkladı! Esed rejimine ağır darbe!

Başkan Erdoğan açıkladı! Esed rejimine ağır darbe!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna dönüşü gazetecilere İdlib’deki hain saldırıyla ilgili önemli açıklamlarda bulundu.

Başkan Erdoğan, Suriye rejiminin İdlib’deki saldırısına ilişkin, “Bu İdlib mutabakatının açık bir ihlalidir. Rejim için tabi ki bunun sonuçları da olacaktır. Derhal karşılık verdik ve ‘bundan sonra gereği neyse yapılacak’ dedik. Bu attığımız adımın ardından da orada 76 civarında rejim mensubunu etkisiz hale getirdik” dedi.

Erdoğan, Suriye rejiminin İdlib’deki saldırısında 7 asker ile bir sivilin şehit olduğunu söyleyerek, “Bu İdlib mutabakatının açık bir ihlalidir. Rejim için tabi ki bunun sonuçları da olacaktır.  Dün derhal karşılık verdik ve ‘bundan sonra gereği neyse yapılacak’ dedik. Bu attığımız adımın ardından da orada 76 civarında rejim mensubunu etkisiz hale getirdik. Bunların büyük bir kısmı ölmüş durumda, belli bir kısmı yaralı. Fakat Rus tarafına da bunun bütün bilgilerini de koordinatları ile birlikte arkadaşlarımız verdiler” dedi.

‘İCRAAT İSTİYORUZ’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar olmak üzere Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanlarının yaralı askerleri hastanelerde ziyaret ettiğini belirterek, “Askeri gözlem noktalarımız tabi ki orada hayati rol oynuyor ve yerlerinde kalacaklar. Gerekli tahkimatlar da bunun için yapılıyor. İdlib’de yeni bir savaşa, sivil katliamına ve göç dalgasına müsaade edemeyeceğimizi de onlara bildirdik. Bugün de Dışişleri Bakanımız, Rus mevkidaşı Lavrov’la bir görüşme yaptı. Hem sahada hem de masada gerekli adımları atıyoruz. İdlib konusunda uluslararası toplumun da sorumluluk üstlenmesi gerekiyor. Türkiye’yi takdir etmek yeterli değil, biz somut adımlar da görmek istiyoruz. Hakikaten ‘Bu kadar insanı yediriyorsunuz, içiriyorsunuz, giydiriyorsunuz, sağlığıyla ilgileniyorsunuz. Türkiye çok büyük işler yapıyor’ gibi bizi takdir kelamları artık yetmiyor. İcraat istiyoruz. Aksi takdirde diğer adımları atma girişimine de başlayacağız” diye konuştu.

‘İDLİB OPERASYONUNUN İLK AYAĞI’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İdlib’de şehitlerimiz var ve operasyonlar devam ediyor. Acaba bu operasyon da daha önce yapılan üç operasyon gibi kapsamı, derinliği olan dördüncü bir operasyona dönüşür mü? Gereğini yaparız derken neyi kastediyorsunuz? Milli Savunma Bakanımız söz etmişti bir güvenli bölgeden. Güvenli bölge derken bunun bir sınırı çizilmiş mi?” sorusu üzerine de şunları söyledi:

“Dün sabahki olayı müteakiben biz yola çıktık ve ardından arkadaşlarımız hemen adımları attılar ve havan topları ve fırtına obüsleriyle tamamen alana girdiler ve kısa sürede de netice almaya başladılar. Hatta SİHA’lar da devredeydi. 76 rejim unsuru etkisiz hale getirildi. Bunlar tabi tespit edilenler. Milli Savunma Bakanımız tespit edilemeyenlerin de olduğunu söyledi. Bunlar daha çok telsiz konuşmalarıyla tespit ediliyor. ‘Şu kadar kişi kaybettik’ filan diyorlar. Bir telsizden farklı bir rakam, bir telsizden daha farklı bir rakam gelebiliyor. Onun için telsiz takibinde aldığımız bu tür rakamlarla şu anda bize ulaşanlar bunlar. Bu süreci tabi devam ettireceğiz. Çünkü Suriye şu anda İdlib’deki o masum, mahzun insanları sınırlarımıza doğru sürerek, orada alan kazanmaya çalışıyor. Biz de Suriye’ye burada alan kazanma fırsatı vermeyeceğiz, çünkü şu anda bu bizim yükümüzü artırıyor. İdlib operasyonunun bu şimdi ilk ayağı. Bunu biliyorsunuz cuma günü söyledim. Şimdi bu operasyon yapıldı ama bunlar demek ki şaka yaptığımızı zannediyorlar ama bugün yapılan operasyonların bunlara ciddi bir ders olduğu kanaatindeyim ama durmayacağız aynı kararlılıkla buna devam edeceğiz.”

Yedi Gündem

Abone Ol

Kılıçdaroğlu’nun skandal talimatına MHP’den sert tepki: Hazırlık peşindeler!

Kılıdaroğlu'nun skandal talimatına MHP'den sert tepki: Hazırlık peşindeler!

Kemal Kılıçdaroğlu’nun önsözü ve talimatıyla yazılan Anayasa Taslağında “Türk Milleti” ve “Atatürk Milliyetçiliği” ifadeleri yer almamıştı. Mevcut anayasanın ilgili bölümleri aynen geçirilirken “Türk” adının ve “milliyetçilik” tanımının çıkarılması tepkilere neden olmuştu. 

 

 

Önceki akşam Habertürk canlı yayınına bağlanan İbrahim Kaboğlu, Prof. Dr. Ersan Şen’in sorusu üzerine yazdığı taslağı savundu, çıkarmaları anayasaya “etnik bir anlam yüklememek için” yaptığını söyledi.

Açıklamaları üzerine Kaboğlu’na bir tepki de MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın’dan geldi. Yalçın twitter hesabından yaptığı açıklamada “CHP’nin İbrahim Kabaoğlu’na hazırlattığı raporun arkasında federatif bir yapı öngören  Anayasa taslak çalışması vardır. Kabaoğlu’nun taslağında ‘Türk’ kelimesi yoktur. Türk devleti yoktur. TÜRKİYE Cumhuriyeti yoktur. Türk Milleti hiç yoktur. CHP, geride kalan ve bir daha Türkiye’nin dönmeyeceği sözde açılım ve çözüm sürecini ihya etmek için kapalı kapılar ardında hazırlık peşindedir. Bölücülerin siyasi temsilcisi olan HDP’yi destekleyerek bir bakıma PKK’yı meşrulaştırmaya çalışan adımlarına rağmen, CHP’nin nasıl olup da hala Millet menfaatinden bahsetmesi üzerinde durulması gereken bir tenakuzdur. CHP Türk milletini aldatma peşindedir. CHP’nin ve safında yer alanların ulusalcılığı da millî değil, kozmopolittir. CHP’nin siyasi portföyünde, Türk toplumunu meydana getiren birbiriyle uyumlu, kaynaşmış etnik dil ve kültürleri Türkçe ve Türk kültürüyle eşit yurttaşlık temelinde ayrıştıran Anayasa değişikliği vardır. Bu haliyle CHP hem federasyon, hem de Fetörasyon peşindedir. “ dedi. 

 

 

KAYNAK: ANKARAHAVADİS
Yedi Gündem

Abone Ol

Altın için panik uyarısı! O fiyata dikkat!

Altın için panik uyarısı! O fiyata dikkat!

Haber7- Fuat Öner

Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, son günlerde Çin’de ortaya çıkan ve yüzlerce insanın ölümüne neden olan Coronavirüs etkisiyle dalgalı seyreden altın fiyatlarını Haber7 için yorumladı.

 

Altının 292-297 TL seviyelerine kadar çekilebileceği ve bunun alım fırsatı olduğunu söyleyen Memiş, 2020 yılı 320 TL beklentisini yeniledi ve Altında yükseliş trendi yeni başlıyor dedi.

PİYASALARDAKİ TEDİRGİNLİK ALTIN FİYATLARINI YÜKSELTTİ

 

Altın 2020 yılında 1 aylık süreçte zaten hem jeopolitik risk endişesi ve coronavirüsü salgınıyla birlikte ciddi bir değer kazandı. Bu ciddi değer artışları uluslararası piyasalarda altının ons fiyatının 1,611 dolar seviyesine, altının gram fiyatınınsa 310 lira seviyesine kadar yükselmesine neden oldu.

Ancak sonrasında tansiyonun biraz daha düşmesiyle birlikte altın fiyatlarında biraz daha gerileme gördük. Altın ons fiyatı 1,548 dolara, altının gram fiyatı 292 lira seviyesine kadar geriledi.

2020'de Altın fiyatları ne olur?

Bu ortamda Çin’de başlayan yüzlerce kişinin ölümüne neden olan 16 ülkeye yayılan coronavirüsü vakası piyasalarda tedirginliğe neden oldu. Bu tedirginlikle birlikte küresel borsalarda sert bir satış dalgası ve güvenli liman tercihinde bir artış gördük. Bu güvenli liman tercihi ile birlikte fiziki altınlara ciddi bir talep oluştu. Bu talep artışıyla birlikte altının ons fiyatı 1,593 dolar seviyesine kadar yükselirken, iç piyasalarda altının gram fiyatının 306 lira seviyesine kadar tekrar yükseldiğini gördük.

Belirsizlikler ve riskler artmaya devam ettikçe altına olan talep artmaya devam ediyor. Bu talep artışıyla birlikte borsalarda sert satışlar emtia fiyatlarında da sert yükselişler gördük. Özellikle değerli metal grubunda bu değer artışlarının hala dalgalı bir seyirde yükseldiğini, düşüşlerin sınırlı kaldığını gözlemlemeye devam ediyoruz.

ALTINDAKİ YÜKSELİŞ KALICI MI?

Bu fiyatlamalar ve dalgalı kur politikası devam edince altın yatırımcısının kafası karışıyor. “Bu yükselişler kalıcı mı? Tekrar tepki ya da kar satışları gelir mi? Nerelerden tekrar maliyet yapmak gerekir?” tarzında sorular da artmaya devam ediyor. Ancak bir önceki sohbetimizde yatırımcısına 2020 yılında altın fiyatlarının çok dalgalı bir seyirde geride bırakacağımızın öngörüsünde bulunmuştuk. Aynı öngörümüz hala devam ediyor.

DALGALI PİYASADA ALTIN YATIRIMCISINA TAVSİYELER

Hem döviz kurlarında hem altın fiyatlarında yatırımcının 2020 yılında çok dalgalı bir seyrin bizi beklediğini bilmesi gerekiyor. Daha ilk ayda altının gram fiyatındaki 19 liralık dalgalı kur altının ons fiyatındaki 50-60 dolar bant aralığı bunu işaret ediyor.

305 TL SEVİYESİNDE PANİK ALIMI YAPMAYIN

Ancak yatırımcısına şunu tavsiye ediyoruz. 305-306 lira seviyeleri test edildiği zaman panik alımları yapmayın altının gram fiyatı tekrar bir düzeltme hareketi içine girecektir. Ve altının gram fiyatı 300 lira seviyesinin altına sarkabilir, öngörüsünde bulunmuştuk.

Bugün 300 bin 302 lira bant aralığında  ve büyük ihtimalle tekrar 297 lira seviyesine sarkabilir ama geldiği noktaya baktığınız zaman düşüş trendi 306 lira seviyesinden başlayarak 301 lira seviyesine kadar geriledi. 5 liralık değer kaybı 3 liralık bir değer kaybını da devamında getirebilir.

GRAM ALTIN 292 TL SEVİYESİNE KADAR DÜŞEBİLİR

Bu atmosferde altının gram fiyatı 292-297 lira bant aralığına yerleşmek isteyebilir. Bu bant aralığında yatırımcısı kesinlikle bir alım fırsatı yakalamış olacağını tahmin ediyorum. Özellikle 292-297 lira bant aralığı altının agresif yükselişleriyle birlikte 320 devamında 340 lira seviyesine kadar  yükseliş trendini hala beklemeye devam ediyoruz.

SÜRPRİZLER OLURSA GRAM ALTIN 340 TL’YE KADAR ÇIKABİLİR

320 lira seviyesini çok kuvvetli bir ihtimal olarak görürken 2020 yılında daha çok jeopolitik risklerin ve belirsizliklerin artması gibi farklı sürprizler gelişmeler yaşanırsa bu yükselişlerin 340 lira seviyesine kadar devam edeceğini söyleyebiliriz. Genel itibariyle altının gram fiyatı son 10 yıldır olduğu gibi yatırımcısına en çok kazandıran yatırım araçları arasında yine birinciliğini korumaya devam edeceğini söyleyebiliriz. Ancak altının ons fiyatı 1600 dolar seviyesinin üzerinde şu anda kalıcı olamadı. Ama kalıcı olacağını tahmin ediyoruz.
 

Özellikle 1607 dolar seviyesi tekrar denenir ve yukarı yönde hareketleri devam ettirilirse 1650 devamında 1700 seviyeleri ön planda olmaya devam ediyor.

ALTINDA YÜKSELİŞ TRENDİ YENİ BAŞLADI: 320 TL’Yİ GÖREBİLİR

Corona virüsü endişesi sadece Çin borsasında yüzde 10 değer kaybına neden olmadı. Bütün gelişmiş ve gelişmekte olan ülke borsalarında da sert satışa neden olduğu için büyük ihtimalle 2020 yılındaki büyüme tahminleri aşağı doğru revize edilir ve aşağı yönde bir trend başlayabilir.Çin altın noktasında en çok altın stoklayan ve rezerve sahip bir ülke olduğu için bu coronavirüsü hadisesi ya da salgını Çin’in işlenmiş ya da işlenecek altın talebinin de azalmasına neden oluyor.

Altın yatırımcısına tavsiyeler

GRAM ALTINDA 307 TL SEVİYESİNİN ÜSTÜ BUGÜNLERDE KALICI OLMAYABİLİR

Özellikle mücevherat sektöründe..  Tabi altın talebinin azalması eşittir altın fiyatlarının da gerilemesine sebep olabilir. Altının gram fiyatının düşüş yönündeki sebeplerine baktığımızda bu nedenleri de ön planda tutmak gerekiyor. Altının ons fiyatında da aşağı yöne trendlerin son bir kez test edileceğini tahmin ediyoruz. Özellikle bu yakın zamanda 1,515 dolar seviyesine kadar sarkmalar yaşanırsa benim için sürpriz olmaz. O yüzden 307 seviyesinin üstünde altının gram fiyatı bugünlerde kalıcı olmayabilir.
 

Özellikle Şubat ayında 292 ve 297 lira bant aralığını yatırımcısı takip ederse daha iyi bir karar vermiş olabilir. Bu eşittir elinde fiziki altın bulunduranların kar amaçlı bu seviyelerden altın satması ya da altın satacağı anlamı taşımıyor. Çünkü altının gram fiyatındaki yükseliş trendi daha yeni başladı. Yıl içindeki yükselişler yine devam edecek. Özellikle 320 lira seviyesine kadar mutlaka beklemelerini  yine tavsiye ediyoruz.

ALTINA YATIRIM İKİYE KATLANDI

Küresel çapta yaşanan gelişmelerin yatırımcıların güvenli varlıklara yönelmesini beraberinde getirmesiyle yurt içinde gram altının fiyatı geçen yıl 2018’e göre yüzde 33,1 yükselirken, altın mevduatları da ikiye katlanarak 80,2 milyar liraya ulaştı.

 

GÜNÜN ÖNEMLİ GELİŞMELERİ

Erdoğan’dan çok önemli Rusya açıklaması

Erdoğan'dan çok önemli Rusya açıklaması

Erdoğan: “Rusya ile şu aşamada bir çatışma ya da ciddi çelişki içerisine girmemize gerek yok. Rusya ile çok ciddi stratejik girişimlerimiz var. İdlib’deki saldırı İdlib mutabakatının açık bir ihlalidir. Rejim için tabii ki bunun sonuçları da olacaktır. Operasyonların bunlara (Esed rejimi) ciddi bir ders olduğu kanaatindeyim ama durmayacağız, aynı kararlılıkla buna devam edeceğiz.

Operasyonların bunlara (Esed rejimi) ciddi bir ders olduğu kanaatindeyim ama durmayacağız, aynı kararlılıkla buna devam edeceğiz. Askeri gözlem noktalarımız tabii ki orada hayati rol oynuyor ve yerlerinde kalacaklar. Gerekli tahkimatlar yapılıyor.”

 

 

Yedi Gündem

Abone Ol

Koronavirüs Türkiye ekonomisine yaradı! Fiyatlar düşecek

Koronavirüs Türkiye ekonomisine yaradı! Fiyatlar düşecek

Son yılların en büyük küresel sağlık problemlerinden biri olan Koronavirüs sadece Çin’i değil çok sayıda ülkeyi tehdit etmeye devam ediyor. İşin sağlık boyutunun yanı sıra ekonomik sürece de etkisini değerlendiren uzmanlara göre Çin’in düşecek petrol talebi Türkiye’de doğalgaz fiyatlarını aşağıya çekebilir. Öte yandan  virüsün tehdit boyutuna ulaşmasının ardından e-ihracatta Türk ürünlerine talep 5 kat artarken, Çin’den sebze ve meyve ithal eden ülkeler Türkiye pazarına yöneldi. Bu ülkelerin başında Rusya geliyor

 

 

Çin’de başlayan ve önce Wuhan kentini, ardından başkent Pekin’i ve sonrasında Türkiye dahil çok sayıda ülkeyi tehdit eden Koronavirüs için henüz çözüm bulunmuş değil. İşin sağlık boyutunun net şekilde anlaşıldığına işaret eden uzmanlar, Koronavirüs’ün küresel ekonomiye etkilerini de daha net bir şekilde konuşulmaya başlandı.

ÇİN’İN TALEBİ GÜNDE 3 MİLYON VARİL AZALDI

 

Enerji Ekonomisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, virüsün etkisini gösterdiği günden bu yana çok sayıda dünya devi şirketin Çin’deki üretimlerini durdurduğunu hatırlattı. Pekin yönetiminin aynı zamanda dünyanın en büyük ham petrol ihracatçısı olduğuna işaret eden Kumbaroğlu, “Çin tek başına küresel talebin yüzde 20’sini teşkil ediyor. Koronavirüs’ün neden olduğu acil durumun ardından Çin’in petrol talebi yaklaşık yüzde 20 azaldı. Diğer Asya ülkelerinin de petrol ürünlerine olan talebi tehdit altında” şeklinde konuştu.

FİYATLAR DÜŞTÜKÇE TÜRKİYE’YE YARAYACAK

Günde 3 milyon varile denk gelen bu düşüşü OPEC grubunun arz tarafında aynı miktarda kesintilere giderek dengelemesinin çok olası görülmediğine vurgu yapan Kumbaroğlu, şunları söyledi:

“Bu nedenle arz-talep dengesinde dengelenme doğal yollarla sağlanacak. Fiyatlar düştükçe karlılığını yitiren tesisler üretimlerini durduracak ve dengelenme öyle gerçekleşecek. Dolayısıyla virüs yayılmaya devam ettikçe petrol fiyatları da düşmeye devam edecek, 50 dolar psikolojik sınırının altı da ufukta gözüküyor”

Petrol fiyatlarının düşmesi Türkiye’nin makroekonomik dengelerine olumlu yansıyacak.

Düşük petrol fiyatı öncelikle dış ticaret açığının düşürülmesine ve enflasyon hedeflerinin tutturulmasına katkı sağlayacak bir gelişme. Ülkemiz doğalgazı geçmiş 6 ve 9 aylık petrol ve petrol ürünleri fiyatlarına endeksli formül üzerinden ithal ettiğinden bu gelişme uzun vadede doğalgaz fiyatlarını da aşağı çeker, ama formüldeki gecikme etkisi nedeniyle üç ay sonra görülmeye başlar.”

TÜRK FİRMALARI İÇİN FIRSAT OLABİLİR

EED Başkanı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu ayrıca, bu acil durumun ne kadar devam edeceğine ve Çin’deki üretimi nasıl etkileyeceği konusunun son derece önemli olduğunu anlatarak, “Küresel markaların hemen hepsi Çin’deki faaliyetlerini kısmen askıya aldılar, daralmaya gittiler. Bu noktada Türkiye’deki sanayi tesisleri ve yeni yatırımlar için de bir fırsat penceresi aralanıyor.” şeklinde konuştu.

RUSYA, ÇİN YERİNE TÜRKİYE PAZARINA YÖNELDİ

Çin’de her geçen gün yayılan ve çok sayıda ölüme neden olan koronavirüsün Türk ekonomisine etkisi olumlu yönde seyrediyor. Virüsün tehdit boyutuna ulaşmasının ardından e-ihracatta Türk ürünlerine talep 5 kat artarken, Çin’den sebze ve meyve ithal eden ülkeler Türkiye pazarına yöneldi. Bu ülkelerin başında Rusya geliyor. Moskova, yıllar sonra ilk kez Türkiye’den domates ithalatının 200 bin tona çıkarılmasına yönelik karar tasarısı hazırladı. Çin sınırının geçişlere kapatılmasının ardından, Rus yetkililer Türkiye pazarına yöneleceklerini duyurdu. Sebze sektörünün önde gelen temsilcileri, virüs nedeniyle ihracatın artacağını vurgulasa da iç pazarda fiyatların artabileceğine işaret ediyor.

Rusya’nın Habarovsk kentinin Çin’den büyük miktarda sebze ve meyve ithal ettiğini hatırlatan bir Rus yetkili, “Diğer tedarikçilerle anlaşma yapmaya çalışıyoruz. Ticaret şirketlerimizin yarısı Türkiye’den meyve ve sebze tedarik etmek konusunda çalışıyor. Türkiye’den söz aldık ve bu sözü tutacaklar” açıklamasını yaptı.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Türkiye Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan, “Çin dünyanın en büyük sebze ve meyve üreticilerinden. Rusya’nın bu ülkeyle belirli ürünlerde alışverişi var. Bu ülkeden ithalatı durdurma kararları mutlaka çevre ülkelere yönelmelerini sağlayacak. Bizim sebze ve meyve konusunda en önemli ihraç yaptığımız ülkelerin başında Rusya geliyor. Dolayısıyla oradan kesip, bize yönelirse ihracat için çok olumlu bir ticari hacim doğacak” dedi.

FINANCIAL TİMES: TÜRKİYE TEK OLUMLU ETKİLENEN ÜLKE

Financial Times korona virüsünün hangi ülkelerin büyümesini ne ölçüde etkileyeceğiyle ilgili bir haber yayınladı. Küresel devlerin büyük düşüşler yaşayacağının öngörüldüğü haberde ve ortaya çıkan tabloda pozitif gelişme gösteren tek ekonomi ise Türkiye ekonomisi oldu.

KAYNAK: YENİ ŞAFAK

GÜNÜN ÖNEMLİ GELİŞMELERİ

Kılıdaroğlu’nun skandal talimatına MHP’den sert tepki: Hazırlık peşindeler!

Kılıdaroğlu'nun skandal talimatına MHP'den sert tepki: Hazırlık peşindeler!

Kemal Kılıçdaroğlu’nun önsözü ve talimatıyla yazılan Anayasa Taslağında “Türk Milleti” ve “Atatürk Milliyetçiliği” ifadeleri yer almamıştı. Mevcut anayasanın ilgili bölümleri aynen geçirilirken “Türk” adının ve “milliyetçilik” tanımının çıkarılması tepkilere neden olmuştu. 

 

 

Önceki akşam Habertürk canlı yayınına bağlanan İbrahim Kaboğlu, Prof. Dr. Ersan Şen’in sorusu üzerine yazdığı taslağı savundu, çıkarmaları anayasaya “etnik bir anlam yüklememek için” yaptığını söyledi.

Açıklamaları üzerine Kaboğlu’na bir tepki de MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın’dan geldi. Yalçın twitter hesabından yaptığı açıklamada “CHP’nin İbrahim Kabaoğlu’na hazırlattığı raporun arkasında federatif bir yapı öngören  Anayasa taslak çalışması vardır. Kabaoğlu’nun taslağında ‘Türk’ kelimesi yoktur. Türk devleti yoktur. TÜRKİYE Cumhuriyeti yoktur. Türk Milleti hiç yoktur. CHP, geride kalan ve bir daha Türkiye’nin dönmeyeceği sözde açılım ve çözüm sürecini ihya etmek için kapalı kapılar ardında hazırlık peşindedir. Bölücülerin siyasi temsilcisi olan HDP’yi destekleyerek bir bakıma PKK’yı meşrulaştırmaya çalışan adımlarına rağmen, CHP’nin nasıl olup da hala Millet menfaatinden bahsetmesi üzerinde durulması gereken bir tenakuzdur. CHP Türk milletini aldatma peşindedir. CHP’nin ve safında yer alanların ulusalcılığı da millî değil, kozmopolittir. CHP’nin siyasi portföyünde, Türk toplumunu meydana getiren birbiriyle uyumlu, kaynaşmış etnik dil ve kültürleri Türkçe ve Türk kültürüyle eşit yurttaşlık temelinde ayrıştıran Anayasa değişikliği vardır. Bu haliyle CHP hem federasyon, hem de Fetörasyon peşindedir. “ dedi. 

 

 

KAYNAK: ANKARAHAVADİS
Yedi Gündem

Abone Ol